Tuzun azlığında ve çokluğunda insan organizmasına etkileri.
Tuz azlığı insanlarda hücre dejenerasyonu ve yaşlanmasını hızlandırmakta ve biyokimyasal açlığa neden olmaktadır. Tuz azlığı böbrek zayıflığı, karaciğer stresi ve adrenal tükenmesine yol açabilmektedir. Ayrıca kalp kasları kapakçıklarının yorulması olabilmektedir. İyi doğal deniz tuzunun iyileştirme gücü C ve E vitaminleri ve diğer besinlere eşit olduğu savunulmaktadır.
Gereğinden az sofra tuzu tüketimi, kusma, zihni bulanıklık, ağrılara neden olabileceği gibi sodyum yetersizliği aynı belirtiler ile birlikte solunum yetersizliğine de neden olabilir. Fazla tuz tüketimi ise vücutta ödeme yol açabilir. Ayrıca aşırı tuz tüketimi kan Basıncının yükselmesine de neden olabilmektedir.
Gereğinden fazla tuz tüketiminin tansiyonu arttırıcı etki gösterdiği bilinir. Fakat bu durum herkes için geçerli değildir. Çünkü sodyum vücutta depolanan minerallerden biri değildir ve fazlası idrar ve ter yolu ile vücuttan atılır. Fakat bazı kişiler sodyuma karşı duyarlı olabilir ve bu bireylerde aşırı tuz tüketimi yüksek tansiyona neden olabilir.
Fazla tuz tüketimi, idrarda kalsiyum atılımını da artırarak kemiklerden kalsiyum kaybına neden olur. Kemiklerden kalsiyum kaybının artışı ise kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır.
Modern tıbba göre tuz Alkol ve sigara gibi dietten uzaklaştırılması gereken bir madde olarak görülür ve yüksek tansiyonun en önemli sebeplerinden biri olarak kabul edilir. Yüksek tansiyon ve kalp hastaları için düşük tuz diyeti rafine tuzlar için geçerlidir. Doğal deniz tuzu bir çok mineral içeren sodyum klorürün birikimini engelleyen ve kan basıncını düşüren bir madde olmaktadır. Deniz tuzu fazla Sodyumu uzaklaştırmaktadır. Tuz diyeti/azlığı aynı zamanda insanlarda hücre dejenerasyonu ve yaşlanmasını hızlandırmakta ve biyokimyasal açlığa neden olmaktadır. Tuz azlığı böbrek zayıflığı, karaciğer stresi ve adrenal tükenmesine yol açabilmektedir. Ayrıca kalp kasları kapakçıklarının yorulması olabilmektedir. İyi doğal deniz tuzunun iyileştirme gücü C ve E vitaminleri ve diğer besinlere eşit olduğu savunulmaktadır.
Tuz gıda değildir. Onu kullanmak KCl2, CaCl2, RCl2 ve diğer kimyasal maddeleri akılsızca kullanmak demektir. TUZ beden tarafından hazım olunamaz ve kullanılamaz. Tuzun terkibinde hiçbir vitamin ve besin değeri yoktur.
Tuzun zararları sayılamaz derecede çoktur. Öyle ki böbrek, kalp, idrar yolları, eklemlerde, kan dolaşım sisteminde ve sindirim sisteminde akıl almaz rahatsızlıklar yapar.
TUZ eklemlerde ve dokularda yığılarak şişkinliklere ve ağrılı, sancılı romatizma hastalığına sebep olur.
TUZ kalbe zehir gibi tesir eder.
TUZ organizmada "kalsiyumun" yok olmasına sebebiyet verir.
TUZ şişmanlığa ve omuriliğin kireçlenmesine neden olur. Bilesiniz ki 1 gram tuz vücutta 250 gram su biriktirmektedir.
Tuz vücudumuzda suyun tutulması, kas ve sinirlerin çalışması için gereklidir. Tuz, besinlerin bileşiminde bulunduğu gibi, göllerden, denizlerden ve kayalardan saf olarak da elde edilir. Elde edilen bu tuz, besinleri işleyerek saklamak ve yemeklerin lezzetini arttırmak için kullanılır. İnsanın günlük tuz gereksinmesi 5-15 gram arasında değişir. Aşırı sıcaklarda, fazla beden hareketlerinde terlemeyle, ateşli hastalıklarda terleme ve idrarla, ishallerde dışkıyla su ve tuz kaybedilir. Bu nedenle rahat ortamda yaşayan kişinin tuz gereksinmesi azken, ağır işte çalışanların, aşırı sıcaklardan korunamayanların, sık ishal olanların tuz gereksinmesi fazladır.
Doğal besinlerde tuz az miktarlarda bulunur. En çok tuz bulunan besinler; yeşil yapraklı sebzeler süt, et ve yumurtadır. Bunun yanında, işlenmiş besinlerde daha çok tuz vardır. En çok tuz bulunan işlenmiş besinler, salamura besinler (zeytin, peynir, turşu) bisküvi, kek vb., konserveler, kahve, ekmektir. işlenmiş besinlerin çok tüketilmesi tuz alımını da artırır.
Fazla tuz gereksinmesi olmayan kişilerin yemeklerine tuz eklemeleri gerekmez ve hatta işlenmiş tuzlu besinleri az tüketmeleri de gerekir. Bunun yanında, fazla idrar çıkaran, aşırı terleyen ve ishal olan kişilerin içecek ve yiyeceklerine tuz eklemeleri zorunludur.
Tuz, kan basıncını artırır. Bu nedenle, tansiyonu yüksek olanların yemeklerine tuz koymamaları önerilir. Ayrıca, böbrek bozukluklarında, bazı kalp hastalıklarında, vücudun belirli yerlerinde su toplanmalarında(ödem), doğal besinlerin bileşimindeki tuzla yetinilmeli, yemeklere tuz eklenmemelidir.
Aşırı ishallerde ise, tuz, şeker, limon suyu, çay karışımı sıvı hayat kurtarır. Yine, ishalin ve aşırı terlemenin olumsuz etkisi tuzlu ayranla giderilebilir.
Aşırı ishallerde kullanılacak sıvı reçetesi.
1 su bardağı çayın içine, 2/3 silme çay kaşığı tuz, bunun yarısı kadar karbonat, 1 çorba kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı limon suyu konup eritilir. İshalli kişiye bu sıvı devamlı azar azar içirilir. Hasta biraz kendine gelince tuzlu ayran içilir, yoğurt yedirilir.
Görüldüğü gibi, tuz yerine göre zehir, yerine göre panzehirdir. Yerinde kullanmasını bilmek gerekir. |